Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Değiştirilen Cezai Sorumluluk Halleri

Bilineceği üzere günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi amacıyla uzun yıllardır üzerinde çalışılan Yeni “Türk Ticaret Kanunu”muz, TBMM.nde 13.01.2011 tarihinde 6102 Kanun numarası ile kabul edilmiş ve 14.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve “Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun”un 43. maddesi ile yürürlüğünün başlangıcı 01.07.2012 tarihi olarak belirlenmişti.

Söz konusu kanunun daha yürürlüğe girmeden bir kısım hükümleri açısından (dergimiz okurlarının da izlediğini ve katıldığını tahmin ettiğim) ciddi eleştiriler aldığı görülmüş, bu nedenle yürürlüğe girmesine dört gün kala TBMM’nde elli maddelik bir kanun ile değişikliğe uğramıştır. Söz konusu değişiklik kanunu Resmi Gazete’nin 30.05.2012 tarih ve 28339 sayılı nüshasında yayınlanarak 6335 Kanun no. İle 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Ancak asıl konumuza geçmeden önce, konu bütünlüğünü sağlamak için şu açıklamayı yapmanın yerinde olacağını belirtmeliyim.

Bilineceği üzere Kooperatifler Kanunu’nun (KK) Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) anonim şirket hükümlerine yaptığı gönderme 6102 sayılı bu yeni kanunla da değiştirilmemiş dolayısıyla Kooperatiflerin TTK. İle ilişkisi koparılmamıştır. Zaten, eski TTK’nun hükmi şahıslarla ilgili 45. maddesi “Limitet, anonim ve kooperatif şirketler” başlığına yer vermekteyken, 6102 sayılı yeni kanunun 124. maddesinin 1.inci fıkrası da ticaret şirketlerinin türlerini sayarken;

“… kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.” hükmüne yer vermiş bulunmaktadır.

Buradan hareketle, 1163 sayılı KK.nda düzenleme olmayan konularda TTK.nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerine bakmak durumunda olduğumuz ilgili herkes tarafından bilinmektedir.

Bu kısa açıklamalardan sonra yazımızın konusuna dönebiliriz.

Hatırlanacağı üzere, Anonim şirketleri (dolayısıyla kooperatifleri) ilgilendiren cezai sorumluluklar, 6102 sayılı yeni TTK.nun ikinci kitap, 12. bölümünde “A) Suçlar ve cezalar” başlığı altında 562. madddesinde ve “B) Soruşturma ve kovuşturma usulü” başlığı altında 563. maddesinde düzenlenmişti. İşte bu hükümler 562. madde, 6335 sayılı kanunla yeniden düzenlemeye tabi tutulmuştur. Söz konusu kanunun 30. maddesine baktığımızda, cezaların özellikle cins ve miktar açısından değişikliğe tabi tutulduğu görülmektedir. Buna göre;

– Defterlerin üçüncü kişi uzmanların makul bir süre içinde yapacakları incelemede, işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verecek şekilde tutulmaması, işletme faaliyetlerinin oluşumu gelişiminin defterlerden izlenememesi,

-İşletmeyle ilgili gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, kopyasını sağlamamak,

– Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarını yaptırmamak

– Defterleri 65. maddeye uygun şekilde tutmamak,

-Envanter çıkarmada 66. maddede öngörülen usul ve esaslara uymamak,

-Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı başlıklı 86. maddeye göre ibraz yükümlülüğünü yerine getirmemek,

-Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nun yetkilerini düzenleyen 88. madde hükümlerine uymamak

Dörtbin Türk Lirası idari para cezasına

-Bağlı ve hakim şirketlerin raporlarının düzenlenmesinde 199. maddenin birinci ve dördüncü maddesinde yer alan düzenlemelere uymamak,

İkiyüz günden az olmamak üzere adli para cezasına,

-TTK.hükümlerine göre tutulmakta ve saklanmakta olan defter ve belgeleri aynı kanunun 210. maddesine göre denetime yetkili olanlarca istenmesine rağmen, vermemek, eksik vermek, denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engellemek,(*)

Fiiller daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı taktirde üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasına,

-Kurucular tarafından kuruluşa ilişkin olarak imzalanan beyanın 349. madde hükümlerine göre düzenlenmemiş olması,

-Pay sahiplerine 358. maddeye aykırı olarak borç verilmesi,

-Şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağını düzenleyen 395. madde hükümlerine uyulmaması

Üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasına

-Ticari defterlerin mevcut olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi veya TTK.na uygun saklanmaması

Üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasına

-Sır saklama yükümlülüğünü düzenleyen 527. madde hükmüne uyulmaması

Türk Ceza Kanunu’nun 239 maddesine,(**)

-Kuruluş, sermaye artırımı veya azatlımı gibi işlemlerde kullanılan belgelerin sahte düzenlenmesi ve ticari defter kayıtlarının gerçeğe aykırı yapılması,

Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına,

-Sermaye tamamen taahhüt edilmemiş ve ödenmemişken, taahhüt edilmiş ve ödenmiş gösterilmesi, sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yetersizliği bilindiği halde buna onay verilmesi,

Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına,

-Ayni sermaye konulması veya devralınacak işletme ve ayınların değerlendirilmesinde yüksek fiyat biçilmesi veya ayınların durumunun farklı gösterilmesi

Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına,

-Bir anonim şirket veya başka bir şirket kurmak veya şirket sermayesini artırmak amacıyla halktan para toplanmasında 552. madde hükümlerine uyulmaması

Altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına,

-1524. maddede yer alan internet sitesini oluşturmaması,

Yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasına,

-1524. maddede öngörülen internet sitesine konulması gereken içeriğin usulune uygun konulmaması

Yüz güne kadar adli para cezasına,

Tabi tutulmaktadır.

Ayrıca, TTK kapsamındaki idari para cezalarının aksine hüküm bulunmayan hallerde mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilmesi hükme bağlanmaktadır.

Yine, TTK kapsamındaki kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden işlenmesi halinde ilgiliye verilecek cezanın iki kat artırılması, kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaatin temin edilmesi veya bir zarara sebebiyet verilmesi halinde verilecek idari para cezasının bu menfaat veya zararın üç katından az olmaması da hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

İlk düzenlemeye göre hafifletilmiş ve basitleştirilmiş gibi görünen cezai sorumlulukların zaman içerisinde yeterliliği veya yetersizliği bu gibi cezalarla karşılaşanların tepkileri ile daha iyi anlaşılacağından şirket ve tabii ki uzmanlık alanımız kooperatifçilerimize tedbirli ve basiretli davranmalarını tavsiye ediyoruz.

___________________________________

(*) 6335 sayılı değişiklik kanunun 42. maddesi, TTK.nda geçen Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ibaresini Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak değiştirmiş bulunmaktadır.

(**) Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesi “Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması” başlığını taşımakta ve bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngörmektedir.

Oktay ÇALOĞLU
Emekli Kooperatifler Başkontrolörü
SMMM

Bir önceki yazımız olan Yıl içinde birden fazla Araç Alım Satımı Ticari Faaliyet Sayılır başlıklı makalemizde Araç Alım Satımı Hakkında Yargı Kararı ve Birden Fazla Araç alım Satımı Yapanlar Dikkat hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir